Osteoartrit, orta ve ileri yaşlardaki kişilerin çoğunu etkileyen bir eklem hastalığıdır. Halk arasında ‘eklemlerin aşınması’ veya ‘kireçlenmesi’ olarak da bilinir. Yaşlılarda daha sık olmakla birlikte; bazı spor yaralanmalarında veya mesleki travmalar sonrası eklemlerde aşınmayla birlikte, daha erken yaşlarda da osteoartrit gelişebilir. Genellikle orta yaştan, yaşlıya doğru görülme sıklığı artar.

Yavaş seyirlidir. Yaşlanmaya bağlı eklemin kıkırdak yapısı değişir. Fazla kilolu olmak, düşme veya diğer bazı mekanik travmalara bağlı kıkırdakta parçalanma, ardından menüsküs ve bağlarda zedelenme, eklem aralığında daralma ve yeni kemik oluşumuyla gider. Gut veya romatoid artrit gibi eklemi tutan ve aşındıran hastalıklarda, osteoartrit daha kolay gelişir. Osteoartrit en sık omurga (bel ve boyun), diz, kalça ve el eklemlerini tutar; daha az oranlarda omuz ve ayak bileği tutulur. Osteoartrit, eklem ağrısı, tutukluk, eklem üzerinde sert şişlik (kemik yapısının büyümesine bağlı), eklemin hareketiyle kütleme veya takılma hissi, eklem hareket açıklığında azalma gibi yakınmalara neden olur.

Osteoartrit, yaşlılarda en sık görülen ve en fazla sakatlık nedeni olan bir eklem hastalığıdır. Direkt röntgen filmlerinde, 70 yaş üstündekilerin %70’inde osteoartrit bulgusu vardır. Yapılan bir çalışmaya göre, bir kişide tüm hayatı boyunca diz osteoartriti gelişme riski yaklaşık %46; kalça osteoartriti gelişme riski ise %25’tir.

  • Osteoartrit yaşlılarda
  • Ailesinde osteoartrit bulunanlarda (özellikle birinci derece akrabalarda-anne, baba ve kardeşlerde)
  • Şişmanlarda
  • Eklem yaralanması veya eklemlerin tekrarlayan aşırı kullanımına bağlı yaralanması
  • Eklem deformitesi (bacak boyunun eşit olmaması, menisküsün erken yaşta çıkartılması, gibi)

Hastanın öyküsünde; istirahatte değil hareketle oluşan eklem ağrısı, eklemde takılma hissi ve dinlenme sonrası harekete başlarken eklemde kısa süreli tutukluk hissi; muayene bulguları (eklemde iltihap bulguları olmaksızın hareketlerinde kısıtlılık, kemik yapıda büyüme gibi) ve görüntüleme yöntemleri ile tanı konur. Direkt grafiler (röntgen) veya bazen daha ileri görüntüleme için manyetik rezonans görüntüleme (MRI) kullanılır.